diktim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diktim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ağu 2014

Asimetrik elbiseler vol. II

   

  Asimetrik elbiseleri çok sevmiştik biz.. 
Üçümüz birden.. Daha önce yapılışını anlattığım kiremit elbiselerle aynı şekilde yapıldı bunlar da.. Yalnız kumaş yetmediği için bazı yerler kısa kaldı.. Ben de o kısmı, üstteki kumaşla tamamladım..  

Kızlar sevsin yeter, ne ki..

Sevgiler.. 



  Sevgili ornitorenk gibi poz verebilmeyi, onunki gibi güzel fotoğraflar çekmeyi ve çektirebilmeyi ne çok isterdim... O da ayrı yetenek.. Biraz verse ya bana da... :)) 





9 May 2014

Bugünlerde Ben

bugünlerde ben , sevgili makinelerimle aşk yaşıyorum..
her diktiğim parça için kafamın üstünde minik kalplarin uçuştuğunu hissediyorum.
tasarımcı mıyım? henüz değil.. el alıştırması mahiyetinde belki şimdilik.. olacak olacak benden bişi..hissediyorum:)






ben düzeltiyorum bu fotolar yön değiştiriyor.. 
düzeltmiyorum arkadaş..



23 Ara 2013

DİZ ÖRTÜSÜ Joey ! ARTIK SATIŞTA !!!

Uzun bir süredir memnuniyetle kullandığım çuval gibi bu şeye bir isim bulma zamanı gelmişti. "Diz örtüsü " ifadesi her ne kadar içeriğini anlatsa da bir isim lazım olursa bunu kullanalım olur mu?

Güneş geç yürüdüğü için Güneş'de de kullanmıştım ama Gökçe de daha çok çıktığım için daha da çok kullandığımı farkediyorum.. .benim elimin altında iki farklı bebek arabasıyla, komşular, arkadaşlar vasıtasıyla diğer bebek arabalarında da denendi..test edildi onaylandı...

Buyrun sıra sizde..







Ben yağmur çamur demeden , bebek arabasının içine atıp çocuğu, gezmeyi seven bir anne olarak , çocuğu da üşütmemeliydim..

Bebek arabamızın her ne kadar yağmurluğu olsa da artık Gökçecik de büyüdü.. Yağmurluğun bittiği yerde ayakları başlıyor ve biriken sular buradan tam isabet ayağına akıyordu.. üstelik yağmur olmasa da soğuk, ayaz olduğu gibi aşağıdan ayaklarına vuruyordu ki ben en çok ayağımdan üşürüm..
Battaniye ve yağmurluk ikilisi daha çok tekmeleme ve battaniyenin tekerleklere takılmasıyla sonlanıyordu..Yerlerde sürünen battaniye mi.. çamur mu....
iğğ..hepsi bir arada olunca ne gezme, ne çocuk, ne iş....
hiç birinin keyfi kalmıyor yahu...
ben de uzuuuuuuuuuuunn arge çalışmaları sonucu(!) polardan ve bazı diğer kumaşlardan süper bir şey icad ettim...
Ettim diyorum başka yerde görmedim çünkü...

Hem üstleri kalın oluyor cocukların , hem de bebek arabasında sırtı dayandığı için ayakları gibi üşümüyor.. Bir de çocuk faktörü var ki kalın giyinmekten,bebek arabasının yağmurluğundan hoşlanmayanlar var mesela....

Gökçe sinir oluyor yağmurluğa...

Arabanın tentesini kapatıp, dizlerine de bunu geçirdim mi.. Ondan sıcağı, güzeli, keyiflisi yok...
İnanılmaz az yer kaplaması da güzel (naylon yağmurluktan çok daha az) , her bebek arabasına olması da, istediğin gibi "at makinaya yıka"  kıvamında olması da ...
Biz bunu çok sevdik..
Siz de ister misiniz?








Renk seçenekleri için mesaj atın...mail yazın..




                                            kalın kapitone kumaş  15 tl
                                        içi triko dışı penye çift katlı   22 tl

7 Kas 2013

Kareli Kloş etek..

Kendim de giymeyi çok sevdiğim şu kloş eteklerden kızıma da diktim.. Güneş okula gittiği için daha çok etek giiyor..
Gökçe de henüz ya bebek arabasında gezmeye gidiyor ya da evde yerlerde yata kalka sürünüyor, etekle rahat edemiyor..
büyüsün ona da neler dikicem, söz....

Kloş eteğin kalıbını vereyim diyeceğim ama internette kısacık bir araştırma ile çok güzel anlatımlarını bulabilirsiniz..
arkadaşlarımın anlattıklarına aynen katılıyorum diyerek  bu konuya şimdilik nokta koyabilirim...
isteyen olursa , soru soran olursa  seve seve yardımcı olurum.....



yerinde duramayan mankenle bu kadar görünüyor..


İsteyen olursa haber versin...


Sevgiler.... 


5 Kas 2013

Baykuş Çanta

Baykuşlar yazın biraz azdı da, kış gelince yine her yerde gözüme çarpmaya başladılar..





Geçen kış yaptığım bu baykuş çantaları çok severek çalıştım.. Göz kararı ile çıkarmıştım baykuş şeklini.. Bir kaç deneme yanılmadan sonra gözleri için uygun ölçü ve yeri de buldum, güzel oldular sanki..

Dışı keçe, içi de astalı... Bir de minik cebi var..
Sarı olan uzaktan çekilince görünmemiş pek o ışıkta.. pek sevimliydi gözleri..

Sipariş olunca bir gecede yapıp yollamıştım...




İsteyen bana mesaj atsın...



Sevgiler...

3 Kas 2013

Puantiyeli Ceket


Geçen sene bu puantiyeli poları alırken çok beğenmiş hemen kesmeliyim demiştim..


Benim kızlar hala küçük olduğundan ortalıkta dikişle ilgili bir şey bulmamaları için gece  onlar yattıktan sonra çalışıyorum.. o yüzden  gece karanlığında tek ışıkla ne kadar çekilirse o ışıkta yapım aşamaları sıraya giriyor..

(ne karışık bir cümle oldu bu ...)


Neyse işte..sonuçlarını görün bakalım :)


  kalpli yeşil cepler keçeden.. yaka içine ve kol içine de yeşil biye geçtim.. biraz uzun yaptım kolları ,daha uzun süre giysin diye ..ama kıvırınca da çirkin görünmesin....



İsteyen bana mesaj atsın..

Sevgiler...



2 Kas 2013

Abiye Elbise


 




Uzunca süren teknik aksaklıklardan sonra çok şükür kavusturana.. 7/24 az geliyor planladıklarımı yapmaya..henüz planladıklarımı yapabilecek kadar evden (işinden) uzak kalamıyorum.. ucundan kıyısından oldugu kadar...
adı üzerinde hobi değil mi :)
İtiraf ediyorum ki su ana kadar ugraştıklarım içinde en uzun soluklusu dikiş oldu..
sıkılır vazgeçerim diye aklımdan bile geçmedi.. belki bir gün işim de olur?


31 Ağıstos da kuzenimin düğünü vardı.. Güneş ve Gökçe ye güzel birer elbise olmalıydı.. Ailede en küçükler.. kız olunca da bir pantolon bir gömlekle kalmıyor tabi ki....

Anneciği tabi ki çalıştı Güneş için....

Daha önce Güneş in okuldaki gösterisi için çoooook para ödemiştim ve bakınca "ben bunu yaparım ki " demiştim..


Düğün  de vesile olunca ben bundan diktim ki...
üstteki elbise okuldan alınan, Ölçsü alınmasına rağmen güneşin içine giremediği elbise.. Etek boyunu kısaltıp Gökçe ye giydirdim... Alttaki da benim diktiğim.. Altına uygun renkli tüy bulamadım koca kemeraltında.. olsun.. Gayet de güzel oldu.. Üstelik rakamsal olarak neredeyse 6 kat daha uygun fiyatlı oldu..

Ellerime sağlık...


30 Kas 2011

Çok çalışıyorum çoooooookk

Bir yandan göbek büyütürken bir yandan da dikiş dikmek zor oluyor. Ben dikiş makinesi başına geçtiğimde göbeğim de bir o yana bir bu yana oynayıp duruyor. Ancak bunu kardeşimde anlatmam pek mümkün değil sanırım..
Kızıma diktiğim polarları gördüğünde satın aldığı polara çok  sinirlendi ve sen bana  dikersin bundan , polara ben bundan sonra para vermem diye tutturdu..
Olmaz, yapamam, dikemem, ne kalıp var, ne kol kesmeyi, ne yaka kesmeyi bilirim ben derken,  Gelibolu dan 1 geceliğine gelmiş olmasına rağmen, gitti, polar aldı geldi ve dik diye burnumun  önüne attı...
Kardeş işte... Sen yaparsın aslan aplam gazına gelmiş gibi yapıp kıyamadım heyecanına, olmazsa yelek yaparız, olmadı kıza oyuncak yaparız diyip başladım kesmeye.. Kocacığımın bol bir sweatinden kalıp çıkardım yine göz kararı.. olurdu olmazdı derken o gece 7de başladığım(ız) dikiş macerası, saat 01.30 da bitti gibi oldu...
Başladığımız diyorum çünkü erkek kardeşim dikiş makinesinin ileri teknolojik bir alet olduğuna karar verdi. Onun tabiriyle bu aleti yapan silah da yapar.. Bu aleti kullanan, silah da kullanır dedim.. hak verdi.. Silah  örneği, işin ciddiyeti ve zorluğunu belirtmek için.. Aman yanlış anlaşılma olmasın...

Neyse.. Bitti gibi olan polar sweate ait hiç görüntü olmaması  , ertesi sabah  yaka yapamam, fermuar hiç takamam dememe rağmen, kardeşimin her dediğini bana yaptırmış olması sebebiyledir ki : giydi ve gitti....

Bu yazıdan çıkarılması gereken sonuçlar şunlar ;

Bir: Benim sevgili küçük kardeşim beni çok gaza getirir, ben de onu hiç kıramam, ona kıyamam... (Canıma okuyor bu arada ama olsun)

İki : Uğraştırıyor ama oluyor.. olmaz diye bişi yok.

Üç : Kardeşim iki hafta sonra yine geldi ve bu sefer aşağıdaki  krem rengi poları diktim. Bu sefer daha  güzel oldu.. Ama cebi yokmuş, bir dahakine cep istiyormuş...

Bu arada evimin dağınıklığına bakmayın lütfen. Evde bu kadar çok çocuk varken evin toplanması ve  o alışveriş torbalarının yerine yerleşmesi kolay olmuyor..

13 Tem 2011

Koşmayan Kızıma tulum

Yakında açıklayacağım çeşitli sebepler dolayısı ile bir süredir kapalıydık:) Daha doğrusu ne yorumları cevaplayabildim, ne de blogumu tazeleyebildim. Sadece uzaktan bakıyordum..  Havaların aniden aşırı ısınmasıyla bende de bir aygınlık bir baygınlık var ki.. Sormayın gitsin. kafamı oradan alıp öbür tarafa koymak istiyorum ama çocuk olunca tabi ki  ne mümkün! 
Yürümeyi "henüz" ve "hala" öğrenemediği için kızımla bu günlerde ayrıca bir sorun yaşıyoruz..  Zannederim ki büyük bir güven sorunu yaşıyor. Elini tuttuğumda koşmaya başlayan çocuk, elini bıraktığım anda emeklemeye geçiyor. Bu arada 14ncü ayda emekleyen bebek görmemiştim. Geçen aya kadar yürüdü yürüyecek diye gözünün içine bakıyorduk. Hevesli ve çok hareketliydi. Geçenlerde düştü ve bu korku hasıl oldu başımıza..
Nasıl yeneceğimi bilemiyorum ve malesef sıkıntı yaşıyorum. Çok şiddetli ya da sert düşmemesine rağmen gecele ve gündüz koynumda uyumak istedi. kızdığı zaman vurmaya ,elindekini atmaya başladı. Hatta yatapına uyusun diye bıraktığımda (ki normalde yatağınabırakırdım uyurdu) kafasını duvara vurmaya başladı.  Ne yapacağımı şimdilik bilemiyorum. İnternetten doktorlara sorulan benzer şikayetleri okuduğumda  yürüme dışındaki huysuzluklaırn normal ve dönemsel olduğunu gördüm ama için yine de rahat değil.
Ay çocuk üstümden inmiyor!!  Bensiz oturmuyor , yürümüyor...durmuyor hiç..
Babayla arası çok çok iyi.. çok güzel anlaşıp oynuyorlar, gülüyorlar beraber.. Karşılıklı şakalaşıyorlar....
Cilveli böcek!!

Neyse.. Bu kadar dert yandım yeter..
Kızım koştura  koştura dedesiyle bakkala giderken diye tulum dikmeye karar vermiştim. Evde hiç giyilmemiş tulumların içine girememesi de tabi bu durumda etkili oldu..
Bende olmayan bir tulumdan kalıp çıkarıp diktim.  Sırt kısmını astarlı yaptım. kendi kendime de aferim dedim bu sefer. Yalnız kalıp olarak aldığım tulumun paçalarında lastik vardı ama ben lastikli yapmak istemedim. Kalıp çıkarırken de bu yüzden biraz "basenli" yapmışım.. Diktikten sonra daha çok farkettim.. neyse.. yakında bu da olmayacak zaten.. Diğerini daha geniş dikerim...



6 Tem 2011

Analı Kızlı..


Bu sene fırfırlar moda olmuşken ben de bir şeyler yapmasam olmazdı.. Bir de kızımla bir örnek giyinmek istiyordum.. Annem anlatır, ben küçükken, o da pek bir ufak tefekmiş, aynı kıyafetin küçüğünü bana, garson boyunu kendine alır, takım takım giydirirmiş ikimizi:)

Ben de özendim işte.. Ve görmüş olduğunuz iki değişik ebatta erkek atletini kendimize göre dizayn ettim..  Giyip dışarıda hava bile attık.. Çok beğenildi.. Benim yaptığımı öğrenenler daha çok şaşırdı hazır gibi duruyormuş... Çok memnun oldum tabi ki her yoruma..

Ütüsüne ve ipliklerine bakmayın lütfen.. nereden çıkıp duruyor o ipler bilmiyorum ama 40 derece sıcakta,  iyi ütü yapılmıyormuş, insana baygınlık geliyormuş.benden söylemesi :)

18 Oca 2011

tasarım elbisem


Yine bir "ekşın", yeni bir eğlence ile yine karşınızdayım... Benim günüm eğlencesiz, macerasız, heyecansız geçmez.. Galiba böyle yaşamak istediğim için ilginç olaylar da beni buluyor biraz.. en sıradan günde bile kendimce "değişik" bir şey buluyorum.. Eğlenceliyim genellikle.. bazen somuttuğum günler de oluyor, günlerimin aymadığı, yüzümün pek gülmediği.. Olsun, o günlerde de başka ilginçlikler beni buluyor, günü boş geçirmiyorum genelde:)
Şimdi sırada bol maceralı tarasladığım elbisemde...
Elbiseyi, kumaşı gördüğüm an kafamda oluşturmuştum..Bu arada yaşadığım küçük ilçede sadece iki kumaşçı var ve genelde divitin satıyorlar. Her ne kadar yakın il/ilçelerdeki pazarlarda kumaşçılar olduğunu öğrensem de , henüz gidememiş, alamamış olmak, beni engellemedi gördüğünüz gibi... Neyse, kumaşı bulalı çook uzun zaman oluyor.
Hata dikiş makinemi sırf bu yüzden almış olabilirim bile.. Dikme çabalarım önce sonuçsuz kaldı.. Olsun, yılmadım, vazgeçmedim. Aynı kumaşı iki kere alsam bile, diktim ya, siz ona bakın.. :)
İlki de olurdu aslında ama elimde dikmiştim ve bazı yerleri kaydırmışım... Söküp yeniden yapmak hem kumaşa zarar veriyor hem de beni çok bunaltıyor.. Amaaannn, alt tarafı 2 metre divitin değil mi canım (!) ben de aldım yenisini.. Üstelik bu sefer düz mavisini de buldum, daha çok hoşuma gitti.. (Hatta okey masası yeşili de vardı)
Aslında istediğim, dikebilirim dediğim elbise, resimlerdeki gibi birşeydi.. Kup olmasın, pens olmasın, dümdüz yanlardan dikeyim gitsin diyordum..
Ancak diktikten sonra baktım ki, kısa etek boyuyla çok cici olan elbise, "koca sınırı" boyu ile pek bir havasız, pek bir pespaye duruyor.. E tabi değiştirmek gerekti biraz.. Sağından solunda derken, ortaya yeni bir elbise çıktı...
Bu arada elimde ne bir model, ne de kesmeye dikmeye yardım edecek, dikişten anlayan biri var.. Yani tam anlamıyla acemi şansıyla oldu ne olduysa...
Önce elbisenin nasıl bir model olabileceğine, mavi kısmın nerede başlayıp nerede biteceğine karar verdim yapa boza...
Sonra, yakası ve kolları uğraştırdı.. Elimde, dikmek istediğim modele benzeyen bir elbise, bluz bişi bile yokmuş sonradan anladım..
istediğim yoksa, olanlardan kullanırım diyerek ben de bir elbisemin yakasıyla kollarını kopyaladım.. mümkün olsa copy&paste yapacaktım ama diktiğim elbisenin içine, evdekini yerleştirdikten sonra kol ve yaka kesince pek de bir farkı olmadı..
Ey siz dikişten anlamayanlar !
Ben ettim, siz etmeyin, bu kadar uğraşacağınıza gidin bir dergi alın, içinden kesin biçin...Gecenin kör vakti 'bitcek bu elbise, hayatta uyumam' diye diretmeyin.. Uykunuza yazık..
Dikişten anlayanlara da bir sözüm olacak.. LÜTFEN içinizden gülün ! Deneye yanıla olacak bu işler değil mi ? olur olur.. Benim gibi tembel adam , yaratıcı olur:)
Gelelim tüm bu harfleri bir araya toplayan,sizin gözlerinizi yoran elbiseye...